Peki Antalya basının usta isimleri ATSO seçimlerini nasıl yorumladı.
Ayla Çekiç / Hürses
ATSO'da yeni güç dengesi
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin
ilk turunda sandıktan Mavi çıktı. 49 meslek grubunun 23’ünü kazanan Mavi Liste,
rakiplerine ciddi fark attı.
İlk bakışta tablo basit: Berkay Bahar
kazandı.
Bana göre mesele bundan daha büyük.
Çünkü bu sonuç, yalnızca bir adayın başarısını değil, Antalya iş dünyasında
yeniden kurulan güç dengesini de anlatıyor.
Seçimin asıl hikâyesi, üç farklı gücün
aynı hedefte buluşmasıydı.
Berkay Bahar’ın etrafındaki Mavi yapı,
AK Parti’ye yakın iş dünyası çevreleri ve Dilaver Tanık’ın temsil ettiği Doğu
ve Güneydoğulu iş insanlarının örgütlü desteği…
Hiçbiri tek başına bu sonucu garanti
edemezdi. Ama bir araya geldiklerinde seçim matematiği değişti.
İki kere iki, beş etti.
Kırmızı’nın güçlü kabul edilen bazı
isimlerinin Mavi’ye yönelmesi de bu tablonun önemli parçalarından biriydi.
Mustafa Ergün, Ayhan Yıldırım ve Dilaver
Tanık gibi isimlerin sahadaki varlığı, restoran, akaryakıt, inşaat ve otel gibi
Antalya ekonomisinin kritik sektörlerinde kendisini hissettirdi.
Özellikle akaryakıt grubundaki sonuç
dikkat çekiciydi.
Yıllardır bu grupta seçim kazanan Ali
Yılmaz, bu kez Antalyaspor Başkanı Mustafa Ergün’e on oy farkla kaybetti.
Beş oy küçük görünebilir. Ama yıllardır
süren bir seçim üstünlüğünü sona erdirmeye yetti.
Mustafa Ergün’ün Antalyaspor
başkanlığından gelen görünürlüğü, iş dünyasındaki ilişkileri ve sahadaki
çalışmaları da bu sonucun değerlendirilmesinde önemli.
Dilaver Tanık ve Doğu-Güneydoğu iş
insanları çevresinin desteği ise gizli saklı değildi. Tercihlerini açıkça
ortaya koydular, sahada çalıştılar ve sonuca katkı sundular.
Burada kimseyi göklere çıkarmaya da
küçümsemeye de gerek yok. Seçim dediğiniz şey zaten örgütlenme, ilişki kurma ve
farklı güçleri aynı hedefte buluşturma işidir.
Berkay Bahar’ın başarısı da bu
birlikteliği aynı çatı altında tutabilmesinde.
Ancak bütün başarıyı onun kişisel gücüne
yazmak, seçimde kurulan ittifakın siyasi anlamını görmezden gelmek olur.
Ağabeyi Ali Bahar’ın yarım kalan yolunu
sürdürme düşüncesiyle başlayan adaylık, zaman içinde çok daha geniş bir
ekonomik ve siyasi güç birlikteliğinin merkezine yerleşti.
Berkay Bahar denklemin merkezindeydi.
Ama denklemin tamamı değildi.
Ben bu seçimde özellikle AK Parti’ye
yakın çevrelerin stratejik açıdan önemli bir kazanım elde ettiğini düşünüyorum.
Çünkü farklı ekonomik ve toplumsal
çevrelerin ortak bir aday etrafında buluşması, yalnızca ATSO yönetimini
belirlemek açısından değil, Antalya’nın siyasi geleceği açısından da dikkate
değer.
Üstelik bu birliktelik, yıllardır güçlü
kabul edilen bazı isimlerin kaybettiği bir seçim tablosu ortaya çıkardı.
Peki bütün bunlar yalnızca ATSO için mi
yapıldı?
ATSO seçimi elbette Büyükşehir Belediye
Başkanlığı seçimi değildir. Buradan “ATSO’yu alan Büyükşehir’i de alır” sonucu
çıkmaz.
Ama Antalya’da ekonomik güçle siyasi güç
birbirinden tamamen bağımsız da değildir.
Binlerce iş insanını, sektör
temsilcisini ve kanaat önderini aynı hedef etrafında buluşturabilen bir
organizasyon, 2029’a giderken siyasetin de dikkatle inceleyeceği bir modeldir.
Bu açıdan bakıldığında AK Parti’ye yakın
çevreler önemli bir saha deneyimi kazandı. Dilaver Tanık’ın da içinde bulunduğu
örgütlü iş dünyası bu birlikteliğin etkili unsurlarından biri oldu. Berkay
Bahar ise farklı beklentilerin üzerinde buluşabildiği ortak isim haline geldi.
Tam anlamıyla kazan-kazan-kazan.
Ancak seçim kazanmakla, kazanılan
seçimin ardından ortaya çıkan güç ilişkilerini yönetmek aynı şey değil.
Berkay Bahar’ın ağabeyinin hatırasına
duyduğu bağlılıkla başlayan yolculuğu, kendisini destekleyen siyasi ve ekonomik
çevrelerin beklentileriyle nasıl şekillenecek?
Bugün aynı hedefte buluşanlar, yarın
ATSO yönetiminde de aynı anlayışla hareket edebilecek mi?
Daha önemlisi, Berkay Bahar bu
birlikteliğin bağımsız karar verebilen lideri mi olacak, yoksa kendisini
destekleyen çevrelerin beklentileri mi yönetim anlayışını belirleyecek?
Çünkü ATSO bir siyasi partinin değil,
Antalya iş dünyasının temsil kurumudur.
Şimdi asıl soru şu:
Bu yeni güç dengesi ATSO’nun kapısında
mı kalacak, yoksa 2029’a giderken Antalya siyasetinin yeni denklemine mi
dönüşecek?
Ve o denklemde Berkay Bahar oyunu kuran
mı olacak, yoksa başkalarının kurduğu oyunun merkezindeki isim mi?
İki kere iki bu seçimde beş etti.
Bakalım bundan sonraki hesabı kim
yapacak?
**
Mevlüt Yeni / Mygazete
ATSO'ya ikinci Bahar geldi, kazanan Antalya ekonomisi olsun!
Antalya ekonomisine yön veren, sanayisinden ticaretine kentin katma değerini ve istihdamını sırtlayan en büyük sivil toplum kuruluşu ATSO, hafta sonu oldukça hareketli, bir o kadar da tartışmalı bir seçim sürecini geride bıraktı.
Adayların kıyasıya yarıştığı, projelerin havada uçuştuğu, sosyal medyadan basına kadar her mecranın aktif kullanıldığı bu süreçte, son sözü her zaman olduğu gibi demokrasinin tecelli ettiği sandıkta üyeler söyledi.
Bu seçim sürecini geriye dönük analiz ettiğimizde eleştirilmesi gereken ilk ve en belirgin husus, bir meslek odası seçiminin adeta bir yerel veya genel seçim havasına sokulmuş olmasıdır.
Adayların sergilediği performans, harcadığı efor ve sahadaki varlığı; inanın bugüne kadar Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylarının dahi göstermediği bir tempodaydı.
Hatta ortaya konulan seçim bütçeleri, ne genel ne de yerel seçimlerdeki adayların bütçeleriyle kıyaslanamayacak boyutlara ulaştı.
Sadece bir oda seçimi için bu derece şaşaalı ve yüksek maliyetli kampanyaların yürütülmesi, sürecin sadece "oda yönetimi" hedefiyle sınırlı olmadığını, arka planda farklı siyasi ve stratejik hesapların da yapıldığını gösteriyor.
Seçim sürecinin ilk bir ayına baktığımızda son derece şık, nezaketli ve adayların birbirine yakın dengelerle ilerlediği bir tablo vardı.
Nitekim gazetemizde ve bu köşede centilmence başlayan seçim sürecini takdirle kaleme almıştım. Ancak zaman aktıkça, ne yazık ki hoş olmayan gelişmeler yaşandı. Adaylar hakkında bel altı söylemler, asılsız iddialar, iftiralar ve yapay zeka ürünü anti-propagandalar adeta havada uçuştu.
Bir gazeteci olarak, tarafsızlık ilkemiz gereği ve basın etiğine duyduğumuz saygıdan dolayı bu tarz çirkin yayınlara gazetemizde asla yer vermedik. Adaylara eşit mesafede durarak üyelerin doğru bilgilendirilmesini amaçladık. Çünkü biliyorduk ki; çamur atan değil, vizyon koyan kazanmalıydı. Nitekim demokrasi tam da böyle bir şeydir; dedikodular ne kadar yükselirse yükselsin, doğru sözü sandık başında üyeler söyler.
Süreçten şüphesiz en zararlı çıkan isim Hatice Öz oldu. Kendi grubundan dahi çıkamayan iddialı bir başkan adayının, geleceğe dair diğer hedeflerini de riske attığını söylemek yanlış olmaz. Bu kadar büyük bir bütçe ve şaşaa ile yürütülen kampanyanın kendi komitesinde karşılık bulamaması, Hatice Hanım adına gerçekten üzüntü verici bir sonuç oldu.
Seçimin bir diğer favori ismi olan Davut Çetin cephesinde ise geçmişin gölgesi hissettirdi. Bir önceki seçimden kalan kırgınlıklar, Muratpaşa Belediyesi aday adaylığı ve sonrasındaki aktif siyasi hedefler sürecinin, üyeler nezdinde negatif bir algı oluşturduğunu ve sandığa yansıdığını gözlemledik.
Siyasete gelince... "Seçime siyaset kurumları müdahil oldu mu?" sorusu çokça soruldu. Açıktan, resmi bir müdahale olmasa da gruplarda siyaset yapan isimler aktif olarak yarışın içindeydi. Kazananlar da oldu, kaybedenler de... Ancak unutulmamalıdır ki; su akar, doğru yolunu bulur. Önüne engeller çıksa da o engelleri süpürür ve gitmesi gereken doğru hedefe ulaşır.
Günün sonunda seçimin galibi Berkay Bahar oldu. Zamansız ve amansız bir kaza sonucu kaybettiğimiz merhum Ali Bahar’ın kardeşi olan Berkay Bahar; nezaketi, siyasi bir ajandasının olmaması, genç, dinamik, atik ve sempatik duruşuyla seçim sürecinde güven veren bir lider portresi çizdi.
Zafer gecesi yaptığı konuşmada sadece kendine oy verenlere değil, vermeyen herkese teşekkür etmesi ve daha da önemlisi "Sosyal medyada rakip adayları incitecek, üzecek hiçbir paylaşımda bulunmayın" ricası, seçim sürecinde koruduğu nezaketin koltuğa oturduktan sonra da devam edeceğinin göstergesiydi.
Ağabeyi merhum Ali Bahar’ın mirasına ve kendine güvenen üyelerin inancına gölge düşürmeyecek bir duruş sergiledi. Koltuğun getirdiği bir güç zehirlenmesi ya da şımarıklık yaşayıp yaşamayacağını elbette zaman gösterecek, ancak mevcut tablo umut vaat ediyor.
Yusuf Hacısüleyman başkanlığındaki yönetimi, seçim lokasyonu kararı için tebrik etmek gerekiyor. Yıllardır ATSO merkez binasında yaşanan keşmekeşin ardından bu seçimin ANFAŞ Fuar Merkezi’ne taşınması çok isabetli bir adımdı.
ANFAŞ gibi devasa bir alan bile bu yoğun seçime adeta dar geldi. Ancak tek ve büyük sorun ulaşımda yaşandı. ANFAŞ’a dönen köprülü kavşağın kapatılması nedeniyle üyeler, fuar alanına girebilmek için Aksu ve Kurşunlu Şelalesi rotasına kadar uzanan kilometrelerce mesafeyi kullanmak zorunda kaldı. Bir sonraki seçim yine ANFAŞ’ta yapılacaksa, trafik akışının polis müdahalesiyle kilitlenmesi yerine odaya bağlı özel güvenlik ve alternatif güzergah düzenlemeleriyle çözülmesi şarttır.
Meclise seçilen gruplara genelde baktığımızda ciddi bir yenilenme görüyoruz. Yıllardır gruplarda gücü elinde tutan bazı isimlerin gücü elinde kaldı, sürpriz sonuçlar doğdu. Bu seçim bir kez daha gösterdi ki: Hiç kimse üyenin gücünün üstünde değildir.
Yenilenme, doğru insanlarla ve kentin çıkarını gözeten kadrolarla olursa kıymetlidir. Antalya’nın artık kendi kişisel ikballerine değil; kentine, ülkesine ve milletine çalışan yeni yüzlere ihtiyacı var.
Berkay Bahar ve ekibini tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Kazanan Antalya olsun, kazanan Antalya sanayisi ve ticareti olsun!
**
İbrahim Okumamış / Lider
ATSO’DA KAZANAN ANTALYA OLMALI!
Türkiye’nin en köklü Ticaret ve Sanayi Odalarından biri. Tam 144 yıllık bir geçmiş. Antalya’nın ticaretine, sanayisine, turizmine, üretimine ve ekonomisine yön veren önemli bir kurumdan söz ediyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, yani ATSO’dan.
Ve ATSO’da uzun zamandır beklenen seçim maratonunun ilk ve en önemli etabı geride kaldı. Bu kez farklı bir seçim yaşandı. Tarihinde ilk kez dört aday yarıştı. Tarihinde ilk kez bir kadın aday başkanlık için sahneye çıktı.
Turuncu Liste ile Hatice Öz, Mavi Liste ile Berkay Bahar, Kırmızı Liste ile Davut Çetin ve Beyaz Liste ile Reşat Güney, Antalya iş dünyasının oylarına talip oldu.
Yaklaşık 69 bin kayıtlı üyesi bulunan ATSO’da, 45 bine yakın faal üyenin 35 bini sandığa giderek tercihini yaptı. ANFAŞ Fuar Merkezi’nde kurulan sandıklar sadece oyların değil, Antalya iş dünyasının beklentilerinin de adresi oldu.
Pazar günü ANFAŞ’ta hem hareketli hem de hararetli bir seçim atmosferi vardı. Sonuçlar ise özellikle bir liste açısından dikkat çekiciydi. Kesin olmayan sonuçlara göre Berkay Bahar’ın Mavi Listesi, 49 meslek komitesinin 30'unda ipi göğüsledi.
Davut Çetin’in Kırmızı Listesi 12 komite kazanırken, Hatice Öz’ün Turuncu Listesi 4 komitede başarı elde etti. 3 komitede ise oylar eşit çıktığı için bugün seçim kurulunda kura çekilecek.
Ben, Ali Yılmaz’ın 14’ncü grupta kaybedeceğini aklımın ucundan bile geçirmemiştim. Hatice Öz’ün de bu kadar az sayıda komiteyi kazanacağını hiç tahmin etmemiştim. Sadece seçimi kimsenin tek başına kazanamayacağını belirtmiştim.
Evet, bu rakamlar bana şunu söylüyor; ATSO seçimlerinin ilk raundunda Mavi Liste üstünlük sağlamış durumda. Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor. Çünkü seçim henüz tamamen bitmiş değil.
ATSO’nun 49 meslek komitesine seçilenler 124 meclis üyesini oluşturdu. Bu üyeler Cuma günü önce meclis başkanlık divanı için, ardından da ATSO’nun yönetim kurulu başkanını belirlemek üzere sandık başına gidecek.
Yani dün sandıkta başlayan yarış, ATSO’nun yeni yönetiminin şekillenmesiyle bitecek. Seçimlerin en önemli tarafı bence tam da burada başlıyor. Çünkü seçim kazanmak başka şeydir, kurum yönetmek başka. ATSO sadece bir başkanın veya bir grubun kurumu değildir.
ATSO, Antalya’nın ticaret hayatının önemli bir çatı kuruluşudur. Turizmcinin de, sanayicinin de, ihracatçının da, üreticinin de, küçük işletmenin de, büyük şirketlerin de. Dolayısıyla seçim sürecinde yaşanan rekabet sandık kapandığı anda geride kalmalıdır.
Artık listelerin rengi değil, Antalya’nın menfaatleri konuşulmalıdır. Mavi, kırmızı, turuncu, beyaz. Hepsi seçim döneminin renkleriydi. Şimdi ise olması gereken tek renk var:
Antalya’nın rengi!
Seçimlerin doğasında rekabet vardır. Adaylar yarışır, listeler yarışır, insanlar birbirlerini ikna etmeye çalışır, bazen tansiyon yükselir. Bazen kırgınlıklar yaşanır.
Bunların hepsi siyasetin ve seçimin doğasında vardır. Ancak sandık kapandı. Şimdi hesaplaşma zamanı değil, kucaklaşma zamanı olmalı. Çünkü Antalya’nın artık kaybedecek zamanı yok.
Ekonominin, turizmin, ticaretin ve üretimin bu kadar yoğun sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde ATSO’nun enerjisini kendi içinde tüketmesini Antalya kaldırmaz. Antalya’nın güçlü bir Ticaret ve Sanayi Odası’na ihtiyacı var.
Sadece açıklama yapan değil, çözüm üreten bir ATSO’ya, sadece sorunları anlatan değil, sorunların çözümü için masaya yumruğunu koyan bir ATSO’ya.
Önümüzdeki günlerde 124 meclis üyesi, ATSO’nun yeni yönetiminin şekillenmesinde söz sahibi olacak. Kim kazanır? Berkay Bahar mı? Davut Çetin mi? Yoksa seçim sürecinin ardından farklı bir uzlaşı mı ortaya çıkacak? Bunu kısa süre içerisinde göreceğiz.
Ama benim temennim çok net; Kim kazanırsa kazansın, kazanan Antalya olsun! Çünkü ATSO’da başkanlık koltuğu bir makamdan ibaret değildir. O koltuk, Antalya iş dünyasının emanetidir.
Oraya oturan kişinin sadece kendisini, ekibini veya kendisine oy verenleri değil; Antalya’nın tamamını temsil ettiğini unutmaması gerekir.
Seçim bitti. Şimdi hesaplaşma değil, çalışma zamanı. Şimdi rakipleri konuşma değil, ortak aklı büyütme zamanı. Şimdi “Ben kazandım” deme değil, “Antalya kazandı” deme zamanı. 144 yıllık bir kurumun ağırlığı da bunu gerektirir.
ATSO’nun yeni yönetimine şimdiden başarılar diliyorum. Ve kim başkan olursa olsun, kendisinden tek bir şey bekliyorum: Antalya’nın hakkını, hukukunu, ticaretini, sanayisini ve geleceğini her şeyin üzerinde tutması.
Velhasıl velkelam; Bu seçimde asıl mesele bir başkanın kazanması değil. Asıl mesele Antalya’nın kazanmasıdır. Ali Bahar’ı da rahmetle anmayı unutmayalım!
**
Günhaber
Berkay Bahar yarışı önde tamamladı, başkan
cumaya belli olacak
ATSO’da, büyük sektörleri temsil eden
kudretli iş insanları ile Doğu ve Güneydoğulu dernek yönetimlerinin
desteklediği ve liderliğini Berkay Bahar’ın yaptığı Mavi Grup, komitelerin
önemli bir bölümünü kazandı.
ANFAŞ Kongre Merkezi’ndeki seçimde başkan adayları Davut Çetin ‘kırmızı’, Hatice Öz ‘turuncu', Berkay Bahar ‘mavi’, Reşat Güney ‘beyaz’ listelerle komite ve meclis seçimlerine katıldı. Kırmızı, turuncu, mavi ve beyaz renkli listelerin dışında seçime ‘sarı’, ‘kahverengi', ‘yeşil’, ‘mor’ gibi farklı renklerle bağımsız giren meclis ve komite adayları da oldu.
RESMİ OLMAYAN SONUÇLAR
Resmi olmayan sonuçlara göre renklerin
kazandığı meclis üyesi, sayıları şöyle:
Mavi listeler 23 komitede toplam 63 meclis üyesi aldı. Kırmızı listeler 11 komitede 28 meclis üyesi aldı. Turuncu listeler 4 komitede 9 meclis üyesi, yeşil listeler 3 komitede 7 meclis üyesi, kahverengi liste 1 komitede 3 meclis üyesi, mor liste 1 komitede 2 meclis üyesi, sarı liste 1 komitede 2 meclis üyesi, tarafsızlar 1 komitede 2 meclis üyesi kazandı. 31 ve 46’ncı grupların olduğu 2 komitede ise beraberlik oldu ve 19 Ekim Pazartesi günü kura çekimi yapılacağı belirtildi. 5 ve 18’inci gruplarda da itiraz var.
Seçim sonuçlarının açıklandığı
sıralarda, mavi listelilerin bulunduğu bölümde Berkay Bahar ve beraberindekiler
sevinç yaşadı.
5 ve 18’inci gruplarda itiraz, 31 ve 46’ncı gruplarda beraberlik var. Bu 4 grubun toplam 8 meclis üyeliği, renklerin toplamına dahil edilmedi.