ATSO’da Aidat Tartışması

Yayın: 27.08.2026 10:23 Güncelleme: 28.08.2026 00:31 Kaynak: Haber Merkezi

Seçim gündemine giren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Ağustos ayı Meclis Toplantısı aidat tartışmasına sahne oldu. Meclis Üyesi Cumhur Göncü, 2022 Ekim ayında 600 lira olan üye aidatlarının 2026 yılında % 1580’lik artışla 10.100 Lira’ya çıktığını belirterek, “Oda aidatlarının bu kadar artmasının sebebi nedir? Üyelerimiz adına sormak istiyorum. Çünkü şu an Türkiye'de en yüksek aidat ödeyen 3. oda konumundayız” dedi.

Meclis Üyesi Cumhur Göncü, 2022 Ekim ayında 600 lira seviyesinde olan üye aidatlarının 2026 yılında % 1580’lik artışla 10.100 Lira’ya çıktığını belirterek, “Aynı dönemde döviz kuru %130 - 135 artmış. Asgari ücret %410 artmış. Oda aidatlarının bu kadar artmasının sebebi nedir? Ben de hem üye olarak hem meclis üyesi olarak hem de bunu sahada seçim çalışması yaparken soran üyelerimiz adına sormak istiyorum. Önümüzdeki yıllarda da yani aidatların gerekiyorsa düşürülmesi noktasında üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda çalışmalar yapılmasını rica ediyorum. Çünkü şu an Türkiye'de en yüksek aidat ödeyen 3. oda konumundayız. Geçmişte bu sıralamada çok daha aşağılardaydık. Maalesef şu an 3’üncü en yüksek aidat ödüyoruz” dedi.

Göncü’ye tepki gösteren Başkan Yusuf Hacısüleyman, 2022 yılında göreve geldiklerinde Oda’nın personel maaşlarını dahi ödeyemez durumda olduğunu belirterek, “Aidatlar üzerinden hiçbir başkan adayımız, hiçbir grubumuz lütfen politika üretmesin. Bu odanın yaşaması gerekiyor. Bu odada çalışan insanların evine ekmek götürmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

Meclis Üyesi Ali Rıza Akıncı ise, büyük şirketlerden bilanço karı üzerinden munzam aidat alınmasını eleştirerek, “Munzam aidat konusunda Türkiye'de bir vahşet yaşanıyor ve haksızlık yaşanıyor. Kim bunu savunmuyorsa aslında bu haksızlığa iştirak ediyor demektir” diye konuştu.


KAYSERİ VE İSTANBUL ÖRNEĞİ

Aidat tartışmasının fitili ateşleyen Meclis Üyesi Cumhur Göncü, “Başkanımız enflasyondan bahsetti. Evet, enflasyon artık dünyanın bir gerçeği, ülkemizin de gerçeği. Sadece bir şeyi sormak için üyelerimizden, üyelerimizden de gelen çok fazla soru var. Onun bilgisini almak için söz aldım.

2022 Ekim ayında odamızda yönetime geldiğiniz zaman en yüksek aidatımız 600 liraydı. Şu anda 10.100 Lira yaklaşık %1580'lik bir artış var. Aynı dönemde döviz kuru %130 artmış, %135 artmış. Asgari ücret %410 artmış. Bunun bu kadar artmasının sebebi neydi? Ben de hem üye olarak hem meclis üyesi olarak hem de bunu sahada seçim çalışması yaparken soran üyelerimiz adına sormak istiyorum. Önümüzdeki yıllarda da yani aidatların gerekiyorsa düşürülmesi noktasında üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda çalışmalar yapılmasını rica ediyorum. Çünkü şu an Türkiye'de en yüksek aidat ödeyen 3. oda konumundayız” dedi.

Kayseri Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Odası gibi kurumların aidatları asgari seviyelerde tuttuğunu anlatan Göncü, “Çünkü 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu’nda brüt asgari ücretin %10'undan az, %50'sinden fazla olamaz diye net bir kanun hükmü var” diye konuştu.

Konuşmasında tüm sektörlerin finanse erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getiren Göncü şunları söyledi;

“Gerçekten krediler çok yüksek. Hepimiz, bütün sektörler zorlanıyoruz. Odalar ve Borsalar Birliğimiz bu yıl yine KGF destekli bir nefes kredisi çalıştı. Buradan başta Rifat Hisarcıklıoğlu başkanımıza ve tüm yönetimine bu uygulamadan dolayı, bu çalışmadan dolayı teşekkür ediyorum. Bizim de tahmin ediyorum 450 milyon civarında paramız var. 250 milyon lirasını kredi garanti fonuna destek verseydik minimum 2,5 milyar civarında sadece Antalya ölçeğinde kredi kullandırabilirdik üyelerimize. Bunu da firma başına 1 milyon lirayla sabitleseydik 2500 kişiye kredi kullandırabilirdik. Böyle bir çalışma yapılsa çok iyi olurdu. Bunu yapmadık? Ya da önümüzdeki süreçte bunu yapma ihtimalimiz varsa yapmamız lazım. Kaldık ki Odalar ve Borsalar Birliği 100 milyarlık bir hacimle açıklama yaptı ama ilkinde 25 milyar lira kullandırıldı. Tüm Türkiye'ye bu bölündüğü için de maalesef şehrimizde bu finansmandan yararlanan üye sayımız çok az oluyor. Bunlar bizim için önemli konular. Üyelerimizle alakalı bu çalışmaları yapmayı tavsiye ediyorum. Bu konularda da üzerimize ne düşüyorsa her türlü desteği vereceğimizin belirtmek isterim.”


AİDATLARI MECLİS ONAYLIYOR

Cumhur Göncü’nün konuşmasından sonra söz alan Başkan Yusuf Hacısüleyman, üye aidatlarıyla ilgili kararı, her yılın aralık ayında Meclisin onayladığını söyledi. ATSO’nun para biriktirmek ve kar etmek amacıyla kurulan bir kuruluş olmadığının altını çizen Hacısüleyman, şöyle konuştu;

“Şimdi görüyorum ki son günlerde bunu bir seçim vadi ve seçim meselesi haline getirmiş olan adayların söylemine ışık tutmaya çalışıyorsunuz. Ben size biraz daha ışık tutayım. 2022 yılında arkadaşlar göreve geldiğimizde personel maaşlarını ödeyemeyecek durumda bir ATSO ile karşı karşıydık. Nereden ödedik biliyor musun Cumhur Bey? İhtiyatlardan ödendi. Çünkü para yoktu. Resmi yazısını merak ediyorsanız size ulaştırayım. İhtiyatlardan ödendi çünkü para yoktu. Arkadaşlar böyle bir ATSO mu istersiniz yoksa bugünkü gibi bir ATSO mu istersiniz? Sosyal sorumluluklarını yerine getiren, şehrin her alanında faaliyet gösteren bir ATSO mu istersiniz? Burada görev yapmış olan bazı arkadaşlarımız iki yıl aidat almayacağım diyor. Yükseltmeyeceğim diyor. Öbürü çıkıyor diyor ki ben hiç aidat almayacağım diyor. Bir başkası çıkıyor başka bir şey söylüyor. Ya ne üzerinden oy devşirmeye çalışıyorsunuz değerli arkadaşlarım iş insanısınız ya. 2 yıl çalışanlarınıza zam mı yapmayacaksınız? 2 yıl aidat artırtmayacaksınız. O zaman buradaki çalışan arkadaşlarıma seslenmem lazım. Yani yeni gelenler maaşlarınız artmayacak arkadaşlar. Ya bunun üzerinden seçim vadi yapılır mı değerli arkadaşlarım? Ya iş insanıyız hepimiz. İnşallah hiçbir zaman bu değerli kuruluş böyle bir duruma tekrar düşmez.

Bankadaki paradan bahsediyorsun. Yani kötü bir şey mi? Bugün ben size mecliste yokluklardan mı bahsetseydim daha mı iyiydi? Yani gurur duymalısınız. Biriktirmişiz. Ama bu birikimi sosyal sorumluluk üzerine kullanacağız. Bunlar güzel şeyler. Odamızın bu konularda farkındalık yaratması ve şehre katkıda bulunması güzel şeyler. Ama bizi izleyen değerli üyelerimize de tabii bu sorunuz üzerine bir açıklamada bulunmak isterim.

Arkadaşlar üye aidatları sadece biz değil Türkiye'deki bütün odalar sermaye yüksekliğine göre belirler. Yani sermayesi yüksek olan şirketlerimizin aidatları 10.000 Lira.

Hangi sermayenin üzeri? 500.000 liranın üzerinde sermayesi olan şirketlerimizin yıllık aidatı 10.000 Lira.

Cumhur Bey, 2022'ye kadar uzanıyorsunuz ama 2022'de oylamaya katıldınız. 2023'te katıldınız. 2024'te katıldınız. 2025'te katıldınız ve hep oy birliğiyle biz şey yaptık, geçirdik. Siz 2022'ye birdenbire döndünüz. Geçen sefer de mecliste aynı şey yaptınız. Zannetmeyin ki sizin bu söylediklerinizi unuttum. Bir şeyler arayıp didikleyip buraya getirmeyin. Benimle tartışmak kolay değil. Cumhur Bey, aidatlar üzerinden hiçbir başkan adayımız, hiçbir grubumuz lütfen politika üretmesin. Bu odanın yaşaması gerekiyor. Bu odada çalışan insanların evine ekmek götürmesi gerekiyor.

Türkiye'deki en büyük ilk 10 odanın içerisinde sondan ikinciyiz. Çünkü biz üyemizi kolluyoruz. Herkese eşit aidat yapmıyoruz. Çünkü hepimizin kazançları farklı, hepimizin gücü farklı. Ticari becerilerimiz hepimizin yüksek ama sermayemiz az olabilir, işimiz küçük olabilir. Dolayısıyla herkesten aynı aidat alınmıyor.”

KREDİ GARANTİ FONU

KGF ile ilgili eleştirilere de yanıt veren Hacısüleyman konuşmasını şöyle sürdürdü;

“KGF Türkiye Odalar ve Borçlar Birliği'nin ortak olduğu bir sistem. Fakat bu sistemin bazı unsurlarından biz mutlu değiliz. Hepimiz mutlu değiliz. Ben de iş insanıyım. Ben mutlu değilim bazı şeylerden. Onları düzeltmek için, onlarla daha iyi uygulamalar yapabilmek için hep beraber el birliğiyle çalışacağız. Ama şöyle bir yöntem için Allah aşkına bunu önermek bile benim aklıma almıyor. Nasıl önerdiğinizi de bilmiyorum. Yani elde para var verelim. Elde para olmayan vermesin. Böyle bir sistem olabilir mi?

Biz Türkiye'de kanun ve yönetmeliklerle yaşayan bir ülkeyiz. Yani kanunlarla yaşıyoruz. Yani sende para var sen ver. Biz sana kredi verelim ama diğer bir şehrimizin parası yok. O vermesin. Ona hiç para vermeyelim. Böyle bir şey olur mu? Biz Türkiye'deki iş insanları aynı kaderi paylaşıyoruz ve hep beraber güçlüyüz. Kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş olan uygulamalarda hep söylüyorum eksiklikler var. Eksiklikler olabilir. Bizler bunları istişare ederek Ankara'yla münasebetlerimizde bunları dile getirerek düzeltmeye çalışıyoruz. Kredi Garanti Fonunun hacimsel olarak zaman yetersiz kaldığını, ihtiyaç sahibi olan arkadaşlarımızın buna erişemediğini hepimiz biliyoruz. Ve buradan da söyledik. Bankacılık sistemimizde buna yeterince bir alan açamadığını belirttik. Kredi Garanti Fonu evet iyi bir uygulama ama eksiklerle dolu bir uygulama. İhtiyacı olana verin, ihtiyacı olmayana değil. Ben hayatım boyunca dört tane şirketim var. Kredi Garanti Fonuna hiç başvurmadım. Neden başvurmadım biliyor musunuz? Benim durumumdan daha fazla ihtiyacı olan arkadaşlarım olabilir. Onlara o para kalsın diye. Biz böyle davranırsak ihtiyaç sahibi olan arkadaşlarımıza da belki bir miktarı bundan yararlanabilirler. İhtiyacı olana verilsin istiyoruz. Ödeme kabiliyeti olana verirsen zaten onun zaten o kabiliyeti var. Önemli olan bu. Ama kredi garanti fonuyla ilgili çalışmalara ışık tutması bakımından eminim ki yeni meclisimiz bu çalışmalara daha fazla hız verebilecektir. Enflasyon açısından gerçekten büyük bir mücadele veriyoruz. Kim veriyor? Bizler veriyoruz. Hepimiz veriyoruz. Ama coğrafyamızda cereyan eden olayları da ve stratejik bir konumda bulunmamızdan dolayı risklerle dolu bir coğrafyada olduğumuzu da asla unutmamamız gerekiyor.”


MUNZAM AİDAT KONUSUNDA TÜRKİYE'DE BİR VAHŞET YAŞANIYOR

Meclis üyeleri, ticari kazanç üzerinden alınan ve “munzam aidat” konusunda üyelerden çok sayıda şikayet aldıklarının dile getirdi. Munzam aidat konusunun yeni dönemde mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Meclis Üyesi Ali Rıza Akıncı, “Ben bu dönemin başında da söyledim. Bakın, aidat falan meselesi değil bu iş. Munzam aidat konusunda Türkiye'de bir vahşet yaşanıyor ve haksızlık yaşanıyor. Kim bunu savunmuyorsa aslında bu haksızlığa iştirak ediyor demektir” dedi.

Oda başkan adaylarından bu konuyu dile getirmelerini isteyen Akıncı sözlerini şöyle sürdürdü;

“Her üç başkan adayımıza da ben bunu burada söylemiş olayım. Bakın arkadaşlar Munzam Aidat bilanço karından alınıyor. Yani bir sabit para değil. Sizin bilanço karınız 70 milyon liraysa eğer ki bu büyük bir para değil artık. Yani bir firma yedek akçesini bile ayıramayabilir. 70 milyon lira kar beyan ederek 350.000 lira munzam aidatı ödersiniz.

Biliyorum üst sınır 330.000 Lira 2026'da. Yani aşağı yukarı 676 milyon lira civarında kar beyan eden bir şirket 330.000 Lira munzam aidat ödüyor. Zaten odanın gelirlerinin %40'ı da yanılmıyorsam munzam aidattan. Munzam aidatı çıkartın. %40 eksik geliri var odaların. Ama olsun bence çıkartılması lazım. Neden 70 milyon alanda, 700 milyon alanda 330.000 Lira aidat veriyor.

7 trilyon lira kazanana üst sınır var. 10 işçinin giydirilmiş ücretinin üstüne çıkamaz. 10 asgari ücretin. Neden? Şimdi 65 milyon lira kar beyanı adam niye 650 milyon lira kar beyanı adam kar beyan eden şirket kadar munzam aidatı ödüyor?

Bakın ben size şöyle söyleyeyim, odaların da Türkiye Odalar Borsalar Birliği'nin de geçim kaynağı bu munzam aidattır ve haksızdır. Hiçbir aday da bunu geçmişte de eleştirmedi. Bugün de eleştirmiyor. Namzetler de eleştirmiyor. Ben de bunun sebebini bir türlü anlayamadım. Birileri kızıyor herhalde ondan eleştirilmiyor.”