ANTGİAD Başkanı Yavaş: “Dünya Değişiyor, Türkiye Bu Yeni Denklemi Doğru Okumalı”

Yayın: 30.09.2026 14:22 Güncelleme: 30.09.2026 23:49 Kaynak: Haber Merkezi

Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2026–2027 çalışma sezonunu geniş katılımlı bir toplantıyla açtı. 29 Eylül Salı günü Antalya Su Hotel’de gerçekleştirilen sezonun ilk Genişletilmiş Üye Toplantısı, ANTGİAD üyelerinin yoğun ilgisine sahne oldu. Türkiye’de sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelere de değinen ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, yatırımcıların korunması amacıyla “Yatırımcı Mağduriyet Fonu” oluşturulmasını önerdi.

“Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor?” başlığıyla gerçekleştirilen toplantının moderatörlüğünü gazeteci Hakan Güldağ üstlenirken, ekonomist Dr. Şeref Oğuz ile gazeteci ve dış politika yazarı Zeynep Gürcanlı gecenin konuşmacı konukları oldu.


 

Türkiye ve dünya ekonomisinin geleceği, küresel güç dengelerindeki değişim, jeopolitik riskler, savaşların ekonomi üzerindeki etkileri, yeni ticaret ve enerji koridorları, Türkiye’nin üretim ve rekabet gücü ile iş dünyasını bekleyen risk ve fırsatlar toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

 

AV. NESLİHAN YALÇIN: “ALTI AYDA 63 FAALİYET GERÇEKLEŞTİRDİK”

 

Toplantının açış konuşmasını yapan ANTGİAD Genel Sekreteri Neslihan Yalçın, Nisan–Eylül döneminde gerçekleştirilen faaliyetlerin panoramasını üyelerle paylaştı.

 

ANTGİAD’ın  son altı aylık döneme 63 ayrı faaliyet sığdırdığına dikkat çeken Yalçın, bunun neredeyse her üç günde bir ANTGİAD’ın yer aldığı bir toplantı, proje, ziyaret ya da etkinlik anlamına geldiğini söyledi.

 

Yalçın, çalışmaların Antalya ekonomisi ve kentin geleceği, ticaret ve iş birlikleri, üye ilişkileri, gençlik ve eğitim ile sosyal sorumluluk ve kültür olmak üzere beş ana eksende yoğunlaştığını belirtti.

 

Turizmin Geleceği: Antalya 2026 Paneli’nden Antalya Risk Zirvesi’ne, GİAD’lar arası ticari köprülerden Kadın Gücü Mentörlük Programı’na, Ödüllü Bilgi Yarışması’ndan Satranç Turnuvası’na kadar çok geniş bir alanda çalışma yürüttüklerini ifade eden Yalçın, ANTGİAD’ın 36 yıllık kurumsal birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.



 

“ANTGİAD’IN SÖZÜ DE SORUMLULUĞU DA BÜYÜDÜ”

 

ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ise konuşmasına ANTGİAD ailesini selamlayarak başladı. Görevde bulundukları üç yıllık dönemi değerlendiren Yavaş, ANTGİAD’ın ekonomi, turizm, tarım, ihracat, istihdam, mesleki eğitim, gençlik, dijital dönüşüm ve sosyal sorumluluk gibi birçok alanda güçlü çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.

 

Yavaş şöyle konuştu:

 

“Üç yıldır koştuk, ürettik, Antalya’yı konuştuk, Türkiye’yi konuştuk. Gençleri, ekonomiyi, üretimi ve geleceği konuştuk. Gerektiğinde kimsenin konuşmadığı konuları da cesaretle gündeme taşıdık. Bugün geriye dönüp baktığımızda ANTGİAD’ın büyüdüğünü, güçlendiğini ve sözünün çok daha güçlü hale geldiğini görüyoruz. Ama hepsinden önemlisi ANTGİAD’ın Antalya’ya karşı sorumluluğu büyüdü.”

 

İş insanlarının toplumsal sorumluluğuna da dikkat çeken Yavaş, “Bir iş insanının sorumluluğu şirketinin dışında da devam eder. Ürettiğimiz şehir güçlüyse biz güçlüyüz. Gençlerimizin geleceği güçlüyse biz güçlüyüz. Ülkemizin ekonomisi güçlüyse biz güçlüyüz. Türkiye güçlüyse hepimiz güçlüyüz” dedi.



 

“ANTGİAD BİR BAYRAK YARIŞIDIR”

 

ANTGİAD’ın 1990 yılında başlayan 36 yıllık yolculuğuna da değinen Yavaş, geçmiş dönem başkanlarına ve yöneticilerine teşekkür etti.

 

ANTGİAD’daki görev anlayışını bir bayrak yarışı olarak gördüğünü belirten Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

 

“Bizden önce görev yapan her başkanımız bu yapıya bir tuğla koydu. Her dönem çıta biraz daha yukarı taşındı. Biz de bayrağı aldığımız noktadan çok daha ileriye götürmek için çalışıyoruz. Bir gün görevimizi tamamladığımızda, bizden sonraki arkadaşlarımıza aldığımızdan daha güçlü bir ANTGİAD bırakacağız.”

 

YAVAŞ’TAN “YATIRIMCI MAĞDURİYET FONU” ÖNERİSİ

 

Türkiye’de sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelere de değinen ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, yatırımcı güveninin korunmasının ekonominin geleceği açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

 

Fonlarda yaşanan sorunlar ve sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlerin tasarruf sahipleri kadar reel sektörü de etkilediğine dikkat çeken Yavaş, yeni bir mekanizmanın tartışılması gerektiğini belirtti.

 

Yavaş, “Sermaye piyasalarının en büyük sermayesi paradır diye düşünebiliriz. Aslında, sermaye piyasalarının en büyük sermayesi güvendir. Güven kaybolursa tasarruf sahibi ürker, yatırımcı geri çekilir, girişimci bekler ve sermaye üretim yerine güvenli liman aramaya başlar” dedi.

 

Mağdur yatırımcıların korunması amacıyla “Yatırımcı Mağduriyet Fonu” oluşturulmasını öneren Yavaş, sistemin kamu maliyesine yeni bir yük getirmemesi gerektiğinin altını çizdi.

 

“KAR ÖZELSE, ZARAR KAMUSAL OLAMAZ”

 

Yavaş, önerdiği modelin finansmanına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

 

“Hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde ettiği yargı kararıyla kesinleşenlerden tahsil edilen mal varlıkları, kazançlar, cezalar ve ilgili diğer tahsilatlar kurulacak havuzun finansmanında değerlendirilmelidir. Haksız kazanç kişide kalırken zarar topluma yüklenmemelidir. Kar özelse, zarar kamusal olamaz.”

 

Haksız kazançların etkin biçimde takip edilmesi gerektiğini belirten Yavaş, hukuk devleti ilkeleri içerisinde oluşturulacak mekanizmayla hem mağdur yatırımcıların korunabileceğini hem de faturanın Hazineye yüklenmesinin önüne geçilebileceğini söyledi.

 

Yavaş, “Türkiye yatırımcısını korumalıdır. Türkiye sermaye piyasalarındaki güveni korumalıdır. Çünkü yatırımcının güvenini kaybederseniz sermayeyi, sermayeyi kaybederseniz yatırımı, yatırımı kaybederseniz üretimi ve istihdamı kaybedersiniz” ifadelerini kullandı.

 

“DÜNYA EKONOMİSİNİN İHTİYACI DAHA FAZLA SAVAŞ DEĞİL, DAHA FAZLA BARIŞ”

 

Konuşmasının dünya gündemine ilişkin bölümünde İran ile ABD arasındaki savaşa ve bölgesel gerilimlere değinen Yavaş, jeopolitik çatışmaların artık ülkelerin sınırlarının çok ötesinde ekonomik sonuçlar doğurduğunu söyledi.

 

Yakın tarihte yaşanan iki dünya savaşının insanlığa çok ağır bedeller ödettiğini hatırlatan Yavaş, dünya liderlerine diplomasi ve aklıselim çağrısında bulundu.

 

Yavaş, “Savaşı başlatmak kolaydır. Ama savaşın nerede biteceğini hiç kimse garanti edemez. Dünyayı yöneten liderlere düşen görev öfkeyi büyütmek değil, aklıselimi büyütmektir. Biz iş insanları barışın değerini çok iyi biliriz. Ticaret güven ister. Yatırım istikrar ister. Üretim öngörülebilirlik ister. Dünya ekonomisinin ihtiyacı daha fazla savaş değil, daha fazla barıştır” diye konuştu.



 

JEOPOLİTİK DÖNÜŞÜM MASAYA YATIRILDI

 

Başkan Yavaş’ın konuşmasının ardından “Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor?” başlıklı oturuma geçildi.

 

Gazeteci Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda ekonomist Dr. Şeref Oğuz ile gazeteci ve dış politika yazarı Zeynep Gürcanlı, küresel ekonomide değişen güç dengelerini ve bu dönüşümün Türkiye üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.

 

Oturumda jeopolitik risklerin artık dış politikanın ötesine geçtiğine; enerji fiyatlarından enflasyona, ihracattan lojistiğe, turizmden sermaye hareketlerine kadar ekonominin hemen her alanını etkileyen temel değişkenlerden biri haline geldiğine dikkat çekildi.

 

OĞUZ: TÜRKİYE’NİN ANAHTARI ÜRETİM VE REKABET GÜCÜ

 

Dr. Şeref Oğuz, küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde Türkiye açısından üretim kapasitesinin ve sanayinin stratejik önemine dikkat çekti.

 

Türkiye’nin güçlü üretim altyapısının önemli bir avantaj oluşturduğunu belirten Oğuz, asıl meselenin üretilen ürünlerin küresel ölçekte rekabet gücünün artırılması olduğunu vurguladı.

 

Sanayinin, ihracatın ve katma değerli üretimin Türkiye ekonomisinin geleceğinde belirleyici olacağına işaret eden Oğuz; küresel jeopolitik risklerin ekonomi politikalarının yerine geçecek bir mazeret değil, daha güçlü bir üretim ve rekabet stratejisi geliştirilmesi için uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.



 

GÜRCANLI: JEOPOLİTİK ARTIK AYNI ZAMANDA EKONOMİ, ENERJİ VE LOJİSTİK DEMEK

 

Gazeteci ve dış politika yazarı Zeynep Gürcanlı ise dünyada güvenlik mimarisinin hızla değiştiğine dikkat çekerek Türkiye’nin kuzeyinde, güneyinde ve Doğu Akdeniz’de aynı anda şekillenen yeni dengeleri değerlendirdi.

 

Gürcanlı, günümüzde jeopolitiğin askeri güç ve diplomasiyle sınırlı okunamayacağını; enerji hatları, ticaret koridorları, lojistik ağlar, finansal sistemler ve hatta dijital altyapıların küresel güç mücadelesinin parçaları haline geldiğini anlattı.

 

Türkiye’nin coğrafi konumunun önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Gürcanlı, çok kutuplu yeni dünya düzeninde ekonomik ve diplomatik ilişkilerin birlikte değerlendirilmesinin giderek daha önemli hale geldiğini belirtti.

 

GÜLDAĞ: JEOPOLİTİK GELİŞMELER ŞİRKETLERİN BİLANÇOSUNA KADAR UZANIYOR

 

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen gazeteci Hakan Güldağ da küresel ekonomide yaşanan dönüşümün iş dünyası açısından okunmasının önemine dikkat çekti.

 

Güldağ’ın yönelttiği sorularla savaşların, enerji fiyatlarının, ticaret koridorlarının, küresel sermaye hareketlerinin ve değişen güç dengelerinin Türkiye ekonomisi ile reel sektör üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla ele alındı.

 

Panelde, jeopolitik gelişmelerin artık uzak coğrafyalarda yaşanan siyasi hadiseler olarak değerlendirilemeyeceği; dünyanın herhangi bir noktasında yaşanan gelişmenin kısa süre içerisinde şirketlerin maliyetlerine, ihracat pazarlarına, finansmana erişimine ve bilançolarına yansıyabildiği vurgulandı.

 

ANTGİAD ÜYELERİNDEN YOĞUN İLGİ

 

ANTGİAD üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantının soru-cevap bölümünde de ekonomi ve dış politika gündemi tartışılmaya devam edildi.

 

Üyeler; Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler, enflasyon, finansmana erişim, döviz kuru, üretim ve ihracat, enerji maliyetleri, bölgesel savaşların Türkiye’ye etkileri, yeni ticaret koridorları ve küresel ekonomide ortaya çıkabilecek fırsatlara ilişkin sorularını konuklara yöneltti.

 

Konuşmacılar, üyelerden gelen sorular üzerinden iş dünyasının önümüzdeki dönemde izlemesi gereken ekonomik ve jeopolitik göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

“ALDIĞIMIZDAN DAHA GÜÇLÜ BİR ANTGİAD BIRAKACAĞIZ”

 

Toplantının sonunda 2026–2027 sezonuna ilişkin mesajını paylaşan ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, yeni dönemde de ekonomi, kent, gençlik, eğitim ve iş dünyasının geleceğine yönelik projelere devam edeceklerini belirtti.

 

Yavaş sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Önümüzde yapacak çok işimiz var. Söyleyecek sözümüz, üretecek fikrimiz, Antalya için kuracak hayallerimiz var. 36 yıl önce yakılan meşale bugün bizim elimizde. Biz bu meşaleyi daha yukarı taşıyacağız. Daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz. Daha cesur düşüneceğiz. Ve görev süremizin sonunda, bizden sonra gelecek arkadaşlarımıza aldığımızdan çok daha güçlü bir ANTGİAD bırakacağız.”

1
2
3
4
5
6
T