Nisan-Haziran 2026 döneminde turizm geliri 15,66 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde 16,10 milyar dolar olan gelir, böylece yaklaşık yüzde 2,7 geriledi. Ancak toplam gelirdeki düşüşe rağmen harcama kalemlerinin performansı birbirinden belirgin şekilde ayrıştı.
Giyim ve ayakkabıda yüzde 22’ye yakın
düşüş
En belirgin gerileme giyim ve ayakkabı
harcamalarında görüldü. Yabancı ziyaretçilerin bu alandaki harcamaları 2025’in
ikinci çeyreğinde 1,56 milyar dolar seviyesindeyken, 2026’nın aynı döneminde
1,22 milyar dolara düştü. Böylece yıllık bazda gerileme yaklaşık yüzde 21,9
oldu.
Hediyelik eşya harcamalarında da benzer
bir eğilim yaşandı. Geçen yılın ikinci çeyreğinde 595 milyon dolara yaklaşan
harcamalar, bu yıl 512 milyon dolara gerileyerek yüzde 13,9 azaldı.
Veriler, özellikle fiyat değişimlerine
karşı daha duyarlı olan alışveriş kalemlerinde yabancı ziyaretçilerin daha
seçici davranmaya başladığına işaret ediyor.
Yeme-içme harcamaları 3,3 milyar dolara
yaklaştı
Alışveriş harcamalarındaki düşüşe
karşılık yeme-içme harcamaları artmaya devam etti. Yabancı ziyaretçilerin
yeme-içme için yaptığı harcama, 2025’in ikinci çeyreğindeki 3,13 milyar
dolardan 2026’nın aynı döneminde 3,29 milyar dolarayükseldi. Artış oranı yaklaşık
yüzde 5,2 olarak gerçekleşti.
Bu tablo, gastronomi ve yeme-içme
deneyiminin ziyaretçilerin seyahat bütçesi içerisindeki önemini koruduğunu
gösteriyor.
Sağlık harcamalarında çift haneli artış
En güçlü artışlardan biri ise sağlık
hizmetlerinde kaydedildi. Yabancı ziyaretçilerin sağlık harcamaları 749 milyon
dolardan 834 milyon dolara çıkarak bir yılda yaklaşık yüzde 11,2 arttı.
Sağlık harcamalarının toplam turizm
gelirindeki gerilemeye rağmen çift haneli büyümesi, Türkiye’nin sağlık turizmi
alanındaki potansiyelinin yanı sıra hizmet odaklı turizm ürünlerinin gelir
yaratma kapasitesini de ortaya koyuyor.
Fiyatlar turistin harcama tercihini
yeniden şekillendiriyor
Ortaya çıkan tablo, yabancı ziyaretçilerin Türkiye’de daha az harcamasından çok, harcamalarını farklı alanlara yönlendirmeye başladığını gösteriyor. Özellikle giyim, ayakkabı ve hediyelik eşya gibi fiyat karşılaştırmasının kolay yapılabildiği ürünlerde yaşanan sert düşüş, Türkiye’nin alışverişteki fiyat avantajının zayıfladığına ilişkin önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Buna karşılık yeme-içme ve sağlık gibi
doğrudan hizmet ve deneyime dayalı kalemlerde harcamaların yükselmesi,
turistlerin değer algısının da değiştiğini gösteriyor.
Sektör açısından yeni dönemde yalnızca
ziyaretçi sayısını ve toplam turizm gelirini artırmak değil, ziyaretçinin
Türkiye’de hangi ürün ve hizmetlere harcama yaptığını ve hangi alanlarda
fiyat-değer dengesini güçlü bulduğunu takip etmek daha önemli hale geliyor.
Türkiye’nin alışverişte kaybettiği
harcamayı gastronomi, sağlık, kültür, eğlence ve diğer yüksek katma değerli
deneyimlerle telafi edebilmesi, ziyaretçi başına turizm gelirinin artırılması
açısından önümüzdeki dönemin kritik başlıklarından biri olacak
Kaan Kavaloğlu: “Turistin harcaması
azalmıyor, harcama tercihi değişiyor”
AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, yabancı
ziyaretçilerin harcama kalemlerindeki değişimin Türkiye turizmi açısından
dikkatle okunması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Turizmde artık yalnızca ziyaretçi
sayısına veya toplam gelire değil, gelirin hangi alanlarda oluştuğuna da
bakmamız gerekiyor. Veriler, turistin Türkiye’deki harcama tercihinin değişmeye
başladığını gösteriyor. Giyim ve hediyelik eşya gibi alışveriş kalemlerinde
belirgin bir gerileme yaşanırken, yeme-içme ve sağlık harcamalarının artması
bunun en somut göstergesi.”
Kavaloğlu, özellikle alışveriş
harcamalarındaki düşüşün fiyat-değer dengesi açısından önemli bir mesaj
taşıdığını ifade ederek, “Türkiye geçmişte turist açısından alışverişte de
güçlü bir fiyat avantajına sahipti. Bugün ziyaretçi çok daha bilinçli, farklı
destinasyonlardaki fiyatları kolaylıkla karşılaştırabiliyor. Bu nedenle fiyatın
karşılığında sunulan değer her zamankinden daha önemli hale geldi.” dedi.
Gastronomi ve sağlık harcamalarındaki
yükselişin ise Türkiye açısından önemli bir fırsata işaret ettiğini belirten
Kavaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Turistin yeme-içme ve sağlık hizmetlerinde harcamasını artırması, deneyim ve hizmet kalitesine ödeme yapmaya devam ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla turist ağırlamak değil; gastronomiden sağlığa, kültürden eğlenceye kadar ziyaretçinin destinasyonda daha fazla değer bulacağı alanları geliştirmek olmalı. Turizm gelirini artırmanın yolu, turistin harcamasını istemekten değil, harcamaya değer daha fazla ürün ve deneyim sunmaktan geçiyor.”
Kaynak: AKTOB