Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, şubat ayında başlatılan COP31 Antalya Sivil Platformu’nun kent genelinde ortak aklı ve güçlü bir iş birliği kültürünü temsil ettiğini vurguladı. COP31 sürecinin Antalya için yalnızca uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan ibaret olmadığını belirten Özbek; "Bu sürecin kentimizin çevre, iklim, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarındaki kapasitesini geliştirmek, ortak sorunlarımıza birlikte çözüm üretmek ve Antalya'nın geleceğine kalıcı katkılar sunmak için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz" dedi. Kamu, iş dünyası, sivil toplum ve akademinin bilgi birikimini ortak bir hedef etrafında buluşturduklarını ifade eden Başkan Özbek, hazırlanan raporun raflarda kalmayacağını, ilgili kurumlar nezdinde takipçisi olarak Antalya’nın geleceğine yön veren uygulanabilir projelere dönüştürüleceğini kaydetti.
Cem
Arüv: "Uluslararası Finansmana Erişimi Kolaylaştıran UNDP Formatında
Stratejik Raporlar Hazırlandı"
Programın
moderatörlüğünü yürüten ANSİAD İklim Değişikliği ve Çevre Çalışma Masası
Başkanı Cem Arüv, sürecin teknik detaylarını ve hazırlanan kapsamlı rapor
setini katılımcılarla paylaştı. Şubat ayından bu yana farklı disiplinlerden
paydaşların yoğun emek harcadığını belirten Arüv, ortaya çıkan birikimin tek
bir metinle sınırlı kalmayarak uluslararası standartlara taşındığını ifade
etti: "Çalışmalarımız sonucunda Antalya’nın iklim dirençli kalkınma
hedefine katkı sağlayacak üç temel rapor oluşturduk. Bu raporları, uluslararası
finans kuruluşlarının kabul ettiği UNDP formatında hazırladık ki, Antalya’daki
işletmelerimiz ve yerel aktörlerimiz yeşil finansman ve iklim fonlarına
başvururken bu altyapıyı doğrudan referans alabilsinler." Raporların
tamamına dijital ortamda ve QR kodlar vasıtasıyla kolayca erişilebildiğini
belirten Arüv, Türkçe hazırlanan belgelerin COP dönemine kadar İngilizceye
çevrilerek uluslararası platformlara da sunulacağını ve Antalya Valiliği iş
birliğiyle kurulacak stantlarda sergileneceğini sözlerine ekledi.
Doç.
Dr. Güray Doğan: "Antalya’nın Yeni Normallerine Uyum Sağlayan Mavi-Yeşil
Ekosistemi İnşa Etmeliyiz"
1.ve
4. Çalışma Gruplarının faaliyetlerini aktaran Akdeniz Üniversitesi Mühendislik
Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Çevre Müh. Odası YK Üyesi
Doç. Dr. Güray Doğan, kentleşme, iklim riskleri, tarım ve turizm ekseninde
değerlendirmelerde bulundu. Antalya'da yaşanan aşırı yağışların ve iklimsel
dalgalanmaların artık istisna değil "yeni normal" kabul edilmesi
gerektiğini vurgulayan Doğan; "Altyapımızı, yağmur suyu kanallarımızı ve
imar planlamalarımızı bu yeni gerçeğe göre tasarlamak zorundayız. Sahil
şeridinden dağlık kesimlere kadar afetlere dirençli bir kentsel doku
oluşturmalıyız. Tarım ve turizm Antalya'nın temel omurgasıdır; bu iki sektörü
birbirini destekleyen, biyoçeşitliliğe ve doğaya saygılı bir ekosistem içinde
ele almalıyız" değerlendirmesinde bulundu.
Prof.
Dr. Ethem Karadirek: "Su Güvenliği ve Kuraklık Yönetiminde Kimlerin
Sorumlu Olduğu Net Şekilde Tanımlanmalıdır"
2.Çalışma
Grubu adına söz alan Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama
Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ethem Karadirek, su varlıklarının korunması ve
kuraklıkla mücadele konusuna odaklandı. Su güvenliğinin yalnızca temel bir
insan hakkı olmadığını, aynı zamanda hızlı kentleşme, nüfus artışı ve ekonomik
sektörlerin baskısı altında kritik bir eşikte bulunduğunu belirten Karadirek;
"Hazırladığımız raporda su kaynaklarının yönetimiyle ilgili kısa, orta ve
uzun vadeli eylem planları belirledik. En önemli hususlardan biri, alınacak
tedbirlerin kimler tarafından ve hangi tarihe kadar gerçekleştirileceğinin net
bir şekilde sahiplenilmesidir. Suyu ve ekosistemi korumadan sürdürülebilir bir gelecekten
söz edemeyiz" dedi.
Prof.
Dr. İbrahim Atmaca: "Bina Sektöründen Enerji Verimliliğine, 2050
Vizyonuyla Hareket Etmeliyiz"
3.Çalışma
Grubu'nun çalışmalarını paylaşan Akdeniz Üniversitesi Makina Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca, enerji, yeşil dönüşüm ve
dijitalleşme başlıklarını ele aldı. Geleneksel şehirlerde sanayi ve ulaşımın
karbon salınımında ilk sırada yer aldığını, ancak Antalya’da tablonun farklı
olduğunu belirten Atmaca şunları kaydetti: "Antalya’da karbon salınımının
neredeyse yüzde 48’i bina sektöründen, özellikle de turizm kökenli yapılaşmadan
kaynaklanmaktadır. Nüfusumuzun önümüzdeki yıllarda en az yüzde 35 oranında
artacağı öngörülmektedir. Bu da enerji talebinin aynı oranda büyüyeceğini
gösterir. Bu nedenle sadece tasarruf etmek yetmez; dağıtık enerji sistemlerini,
trijenerasyon modellerini, fotovoltaik (PV) sistemlerin önündeki yasal engellerin
kaldırılmasını ve atıkların enerjiye dönüştürülmesini içeren kaynak bazlı bir
kalkınma modeline geçmeliyiz."
"Antalya
Modeli": Doğal Sermayeyi Koruyan Düşük Karbonlu Akdeniz Kenti
Toplantıda detayları paylaşılan "Antalya Modeli", iklim değişikliğine uyumlu 2050 vizyonunu ortaya koydu. Doğal sermayeyi koruyan, su güvenliğini güçlendiren ve düşük karbonlu ekonomiye geçen bir Akdeniz kenti olma hedefiyle tasarlanan model; koruyarak büyümek, verimli kullanarak kalkınmak ve birlikte ilerleyerek güçlenmek olmak üzere üç temel ilkeye dayanıyor. Doğal sermaye, iklim dirençli ekonomi, kaynak güvencesi, dirençli kentleşme, yeşil finansman ve katılımcı yönetim sütunları üzerine kurulan model; kurumsal altyapının kurulacağı 2026-2030 dönemi, yatırımların hayata geçirileceği 2030-2040 dönemi ve kalıcı dönüşümün sağlanacağı 2040-2050 dönemi olmak üzere stratejik fazlara ayrıldı.
Kentsel
Planlama, İklim Krizi ve Yeşil Finansman Fırsatları Masaya Yatırıldı
Toplantının soru-cevap ve değerlendirme bölümünde, Demre ve çevresinde yaşanan son aşırı yağışlar ile kentsel taşkın riskleri masaya yatırıldı. Katılımcı akademisyenler ve iş insanları, kentsel planlamada doğaya rağmen yapılan hatalara, geçmişteki doğal su yolları ve göllük alanların imara açılmasının yarattığı risklere dikkat çekti. İklim krizinin etkilerinin önümüzdeki dönemde katlanarak artacağına işaret eden konuşmacılar, palyatif çözümler yerine altyapı ve üst yapının "suya hassas kent" felsefesiyle kökten dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca COP31 sürecinin sadece diplomatik bir zirve olmadığını, yeşil dönüşüm için ayrılan milyarlarca dolarlık uluslararası fonlardan (3 trilyon dolarlık küresel hedef ve Türkiye'nin yeşil finansman potansiyeli) Antalya projeleri aracılığıyla pay alabilmek için kritik bir fırsat olduğu ifade edildi.
Emek
Veren Akademisyenlere Hediye Takdim Edildi
Raporun
hazırlanmasında büyük emek harcayan Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Prof. Dr. Ethem
Karadirek ve Doç. Dr. Güray Doğan'a, Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan
Dağıstanlı’nın imzasını taşıyan seramik kuş hediye takdimi; ANSİAD Yönetim
Kurulu Başkanı Ercan Özbek ve ANSİAD İklim Değişikliği ve Çevre Çalışma Masası
Başkanı Cem Arüv tarafından yapıldı. Toplantı, tüm paydaşların yer aldığı toplu
hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.