Türk Telekom, “Yarına Sözümüz Var” yaklaşımı doğrultusunda üstlendiği bu sorumlulukla teknolojiyi çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürme vizyonunu COP31’e taşıyacak. Dijitalleşme ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek hedefleri doğrultusunda kullanarak küresel iklim mücadelesine katkı sunacak. Türk Telekom’un COP31 kapsamında üstleneceği bu önemli rol ve organizasyona sunacağı teknoloji desteği, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in bir araya geldiği görüşmeyle kamuoyuna duyuruldu. Görüşmede, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği vizyonu, Türk Telekom’un COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak organizasyona sağlayacağı uçtan uca teknoloji altyapısı ve şirketin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları ele alındı.
COP31 alanındaki dijital dönüşüm
çalışmaları kapsamında Ankara’dan Antalya’ya Türk Telekom’un 5G teknolojisiyle
canlı bağlantı gerçekleştirildi. Bakan Kurum ve Şahin, görüşme sırasında Türk
Telekom’un 5G teknolojisiyle Ankara’daki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığı’ndan Antalya’daki COP31’in gerçekleştirileceği alana canlı bağlantı
yaparak organizasyon alanındaki, fiber internet, mobil iletişim ve dijital
dönüşüm çalışmalarındaki son durum hakkında bilgi aldı.
Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir
dünya bırakma hedefiyle sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejisinin merkezine
yerleştiren Türk Telekom, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı Birleşmiş
Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci
Oturumu’nda (COP31) en üst düzey sponsorluk kategorisi olan “Master Partner”
olarak yer alacak. Türk Telekom, aynı zamanda COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve
Teknoloji” destekçisi olarak güçlü dijital altyapısı ve teknoloji birikimini COP31’in
hizmetine sunarak organizasyonun teknoloji altyapısını uçtan uca üstlenecek.
Konferansın dijital ve teknolojik omurgasını oluşturacak Türk Telekom, COP31’in
kesintisiz ve güçlü bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesine katkı
sunarken, sürdürülebilirlik yaklaşımını ve teknoloji gücünü küresel iklim
gündeminin en önemli buluşmalarından birine taşıyacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “COP31 sürecinde kamu, özel sektör, finans ve sivil toplumu aynı masada buluşturarak iklim eylemindeki kararlılığımızı somut iş birlikleriyle taçlandırıyoruz. Bu kapsamda ülkemizin dijital dönüşümünün öncülerinden Türk Telekom, COP31'in "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Partneri" oldu. Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin ile görüşerek bu süreçte birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. COP31'de teknolojinin ve dijital dönüşümün iklim eylemine sunacağı katkıyı önemsediğimizi; Türk Telekom'un da bu sürece ortak olmasından duyduğumuz memnuniyeti aktardık. COP31'de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız” dedi.
“YARINA SÖZÜMÜZ VAR ANLAYIŞIYLA
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin,
“Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom olarak, teknoloji gücümüzü
ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim
Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Taraflar Konferansı’nın 31’inci
Oturumu’na (COP31) taşımaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dünyanın en önemli
iklim buluşmalarından biri olan COP31’de Master Partner olarak yer alırken,
COP31 “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak organizasyonun
teknoloji altyapısını da uçtan uca üstleneceğiz. Güçlü dijital altyapımızı ve
teknoloji birikimimizi COP31’in hizmetine sunarak bu önemli organizasyonun
dijital ve teknolojik omurgasını oluşturacağız. Gelecek nesillere daha
yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini iş
stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna
öncülük ederken, teknolojiyi topluma ve çevreye değer katacak sürdürülebilir
bir geleceğin anahtarı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yıldır sektörümüzün
yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı
sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya
hedefiyle atıyoruz. ‘Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımız doğrultusunda bugün
attığımız her adımın yarının dünyasında bir karşılığı olduğunun bilinciyle
hareket ediyoruz. COP31 kapsamında üstlendiğimiz bu sorumluluğu, Türkiye’nin
teknoloji gücünü ve sürdürülebilirlik vizyonunu küresel ölçekte ortaya koymak
açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Güçlü altyapımız ve teknoloji
birikimimizle Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine ve küresel iklim
mücadelesine katkı sunmaya, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya
bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PERFORMANSINI
GÜÇLENDİRİYOR
Türk Telekom, sürdürülebilirliği iş
stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırarak çevresel
sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Veri
yönetişimi ve finansal analizlerle güçlendirdiği stratejisi kapsamında iklim
değişikliğinin iş süreçleri üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştıran
Türk Telekom, risk ve fırsat analizlerini finansal tablolarına yansıtarak
kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Enerji
verimliliği, yenilenebilir enerji, akıllı şehir uygulamaları, yeni nesil yeşil
şebeke teknolojileri, dijital kapsayıcılık ve çalışan gönüllülüğü gibi
alanlarda çalışmalar yürüten Türk Telekom, sürdürülebilirlik performansını
uluslararası değerlendirmelerde de güçlendiriyor. CDP İklim Değişikliği
Programı’nda “A” notunu koruyarak Global A Listesi’nde yer alan Türk Telekom,
ilk kez raporlama yaptığı CDP Su Güvenliği Programı’nda ise “A-” notu aldı.
BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde de yer alan Türk Telekom, yenilenebilir
enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Sivas’ta devreye aldığı 128 MWp
kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali’nin ardından Malatya ve Ağrı’da
gerçekleştireceği yatırımlarla toplam yenilenebilir enerji kapasitesini 530
MWp’e çıkarmayı ve yıllık yaklaşık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan
karşılamayı hedefliyor. İklim kriziyle mücadelede teknoloji ve altyapı gücünü
sürdürülebilirlik yaklaşımıyla birleştiren Türk Telekom, 2030 yılına kadar
emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı, 2050 yılında ise “Net Sıfır”a ulaşmayı hedefliyor.