Alternatif Turizmin Parlayan Yıldızı: Ormana Active
|Seher Özen Karadeniz/ BusinessAntalya.com
BusinessAntalya için “Hayal Ettiler, Başardılar” röportaj serisini planlarken ekonomik büyüklüklerinden ziyade, yol hikayelerini ve aktif olarak iş yapıyor olmalarını gözeterek yola çıktık.
İlk iki röportajı yayınladıktan sonra, sıradakinin hayalleriyle sadece kendi hayatlarını değil, kocaman bir köyün hatta köyün çevresinin hayatını değiştiren “Ormana Active”in hikayesinin olmasını istedik.
Havanın açık olduğu akşamlarda, başımızı göğe kaldırdığımızda parıldayan onlarca yıldız görürüz. Kimi akşamlar o yıldızlar arasından sadece birinin parıltısı gözlerimizi kamaştırır. İşte Ormana Active parlayan yıldızlar arasında en çok göz kamaştıranı bana göre…
Doğrusunu isterseniz Ormana Köyü’nü Antalya’ya geldiğimden beri merak ediyordum. Bu yaz sonunda herkes tatil planlarını deniz kenarına yaparken, sırf bu merakımdan iki günlüğüne de olsa Ormana Köyü’ne, Ormana Active’e gitmek istedim.
İki gün boyunca sıcaklar elverdiği ölçüde köyü ve çevresini gezdik. Konaklamak için özellikle Ormana Active’i seçtik. Köye varır varmaz meydanın az ilerisindeki Doğan Konağı’nın kapısını çaldık. Açan olmayınca köyün merkezine döndük. Başta gördüğümüz tarihi Berberoğlu Evi’nin Ormana Active’in hem iletişim ofisi hem de restoranı olduğunu öylelikle anladık.
Giriş işlemlerimizi gerçekleştirip, eşyalarımızı bıraktıktan sonra, kapanma saatine az kalan Altınbeşik Mağarası’nın yolunu tuttuk. Dönünce ilk işim işletmenin sahibini sormak oldu. Ormana Active’in işleriyle, babası Aydın Bey’in rahatsızlığından dolayı bir süredir bizzat oğlu Tolga (Özgüven) Bey’in ilgilendiğini öğrendim. Tolga Bey’in akşam yemeğinde misafiri olunca, konuşma işini sabaha bıraktık.
Kahvaltı sonrasında, birlikte içtiğimiz kahvelerin eşliğindeki sohbetimizin ardından Tolga Özgüven, köyü kalkındıran böylesine bir projeyi hakkıyla yapmış olmalarının gönül rahatlığıyla ve büyük bir heyecanla bize köyü ve içindeki önemli yapıları, düğmeli evleri tek tek gezdirdi.
Gezimiz sırasında yolda karşılaştığımız hemen her yaştan köylüsü önce selam verip, sonra babası Aydın Bey’i, ardından da işlerinin nasıl gittiğini soruyordu. Tolga Özgüven de tüm soruları içtenlikle cevaplıyordu. Özgüven, gezi boyunca bütün yapıları, köyün çevresini ve hikayesini bitmeyen bir heyecanla anlattı. Kendimizi şanslı saydık.
Tolga Özgüven, geçen sene günü birlik turlarda 23 bin 500 kişi, konaklamalarda da 1.550 kişiyi ağırladıklarını bu yıl bu sayıyı 1,5 katına çıkarmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Her zaman yaptığımız gibi gelin hikayenin geri kalanını Tolga Özgüven’den dinleyelim.
“Projemiz, köyde eski evlerde yaşayanlara ve babadan düğmeli evi olanlara buralara sahip çıkma cesareti ve koruma fikri verdi.”
- Ormana Active’in hikayesini anlatır mısınız?
Uzun yıllar İstanbul İMES’teki imalathanemizde demir-çelik işi yaptık. Ayda yaklaşık 10 bin ton boru profil ve saç imalatı yapıyorduk. Bütün ailenin bir araya geldiği 2007 yılındaki yılbaşı yemeğinde babam ‘biz bu işi artık yapmasak mı?’ dedi. Ailece ‘yapmayalım’ dedik ve bırakma kararı aldık. Ve hiç pişman olmadık.
Ormana, şehir dışına çok göç vermiştir. İyi tüccar ve esnaftır Ormanalı. Birçok esnafa göre bir farkları; kazandıkları her kuruşu gayrimenkule yatırmış olmalarıdır. Biz de dedemizden beri öyle yaptık. Demir-çelik işini bıraktıktan sonra gayrimenkule döndük. Yapı olarak da yerinde duramayan insanlar olduğumuz için bu kez de memleketimize yatırım yapalım dedik. Ormana Active böyle başladı. Burayı öz varlığımızla yaptık.
Ormana Active bünyesine ilk olarak şu an içinde bulunduğumuz Berberoğlu Evi’ni aldık. İçinde bir de restoran bulunuyor. Doğan Konağı, Aktepe Evi, Tezcan Bağevi, Sınat Restoran’la birlikte Ormana Active bugün bünyesinde 2 restoran 3 butik otel ve 1 seyahat acentasıyla faaliyetini sürdürüyor.
Ormana Active’i bir sosyal proje olarak da gördüğümüz için evleri alırken kime aitse O’nun adı da yaşasın diye değiştirmedik. İşletme şeklimiz şöyle; merkez burası diğer bütün alanlar köyün içinde yani köyün tamamını bir tatil köyü gibi kullanıyoruz.

“Onlara turizmi bir iş sahası olarak kullanabileceklerini gösterdik.”
- İlk başladığınızda zorlandınız mı? Zorlandığınız alanlar olduysa bunlar nelerdi?
Başlangıçta etrafımızdaki kişileri projemize inandırmakta zorlandık. Bu proje fikri oluştuğunda araştırmalarımız bizi Metin Sözen’e götürdü. Projeyi kendisine anlattık. Ancak yüzündeki ifade çok inanmadığını gösteriyordu. Nedenini sorduğumda. “Yıllar önce Ormana’nın düğmeli evlerini keşfettik, bu evlerin önemini insanlarına anlattık. Bir ziyaretimde, köye tuğla yüklü kamyon giriyordu, tarihi bir evi söküp tüm ahşaplarını yükledikleri başka bir kamyon da çıkıyordu. Onu da görünce o gün Ormana’ya küstüm. Bir daha da gitmedim”dedi. Ancak süreç içinde ciddi olduğumuzu görünce bizden de desteğini esirgemedi.
Köydeki herkes o güne kadar bu eski evleri bir masraf kapısı olarak görürken, beklenti, o evin yıkılıp yerine betonarme bir binanın yapılmasıydı. Ancak restore edilerek eski görünümüne tekrar kavuşturuldu. Bugün olanları, köylüye altı sene önce anlatmıştık. Ancak başlarda pek inanmadılar. Zamanla, projemiz, köyde eski evlerde yaşayanlara ve babadan düğmeli evi olanlara buralara sahip çıkma cesareti ve koruma fikri verdi. Akseki’nin uzak köylerinden bile restorasyonu görmeye geliyorlardı. Dışardan gelenlerin bu ilgisi köylünün de yaptığımız işe olan inancını arttırdı.
Restoran bittiğinde günü birlik turlara başladık. İlk tur gelmeden önce köylüye dedik ki; ‘yarından itibaren köye turist gelecek’. Yine çok inanmadılar. İki minibüs geldi. Sonraki gün yine geldi. Derken hafta boyunca köye tur minibüsleri geldi. Birinci haftanın sonunda köylüler toplanıp geldiler; “bu minibüsler her gün mü gelecek?’ diye sordular. Biz ‘evet’ deyince yavaş yavaş her şey değişmeye başladı. O güne kadar çok muhafazakar bir köydü ancak zamanla o da kırıldı. Onların vizyonunu değiştirdik. Onlara turizmi bir iş sahası olarak kullanabileceklerini gösterdik.
Bu projeden sonra Akseki’ye çok güzel bir Etnoğrafya Müzesi açıldı. Sarı Hacılar köyünün ziyaretçi sayısı arttı. Şimdi orada da belli restorasyon çalışmaları başladı.
Burada bir iş yapmak pek çok yere göre daha zor. Lojistik ayrıca önemli bir konu haline geliyor. Standart ürünler için en yakın tedarik noktası Manavgat. Yani bir eksik çıktığında 110 km gidip gelmeniz gerekiyor. Ayrıca, zamanla çevrenin en nezih mekanı olunca köyler arasında kıskançlıklar oldu ve kimi zaman gereksiz denetimler geçirdik.
“Bizi ilk keşfedenler Alanya’da yaşayan yerleşik Almanlardı.”
- İlk yıldan bugüne nasıl geçti?
Bu yıl altıncı yılımız. Başlangıçta konaklama hizmetimiz yoktu. Tur ve beraberinde restoranla hizmet veriyorduk. İlk senemiz olan 2014 yılında 10 bin kişiyi ağırladık. Partner acentalarımızla Side sahil şeridinden turisti topluyorduk. Altınbeşik Mağarası, Ürünlü köyü ardından Ormana’da yemek yedirip Ormana turu yaptırıp sonra Akseki yolundan Sarı Hacılar köyüne götürüyor diğer yoldan geri döndürüyorduk. Bizi 2014 yılında ilk keşfedenler Alanya’da yaşayan yerleşik Almanlardı.
2015 yılında 15 bin kişiyi ağırladık. Sonraki yıl krizden etkilendik ve misafir sayımız tekrar 12 bine düştü. Konaklamaları açtığımız yıldı o yıl, öylelikle dengelemiş olduk. Ayrıca yerli turiste döndük. Konya’dan çok ciddi turlar yaptık. Konya’da bilinirliğimiz çok yüksektir.
Geçen sene günü birlik turlarda 23 bin 500 kişi, konaklamalarda da 1.550 kişiyi ağırladık ki bu rakamlar burası için çok yüksek. Bu sene de 2,5 katı arttırmayı hedefledik ancak 1,5’da kalacak gibi gözüküyor. Genel olarak iyi gidiyoruz.
Şu anda 7 farklı lokasyonla hizmet veriyoruz. Bölgenin ve köyün özelliklerini dikkate alarak dekore ettiğimiz, hepsi köyün içinde bulunan Berberoğlu ve Aktepe Evi ile Doğan Konağı’nda sedir ağacının ferahlatan kokusu içinde dinlenebiliyorlar. Konaklama kapasitemiz 40 kişi.
- Ormana Active ziyaretçilerine neler sunuyor?
Öncelikle, bölgenin ve köyün özelliklerini dikkate alarak dekore ettiğimiz, hepsi köyün içinde bulunan Berberoğlu ve Aktepe Evi ile Doğan Konağı’nda sedir ağacının ferahlatan kokusu içinde dinlenebilecekler.
Berberoğlu ve Sınat Restoran’da kendi tarla, bağ ve bostanlarımızın mahsullerinden ve kendi bölgemizde bildiğimiz, takip ettiğimiz üreticilerden aldığımız doğal ve organik ürünlerle hazırladığımız lezzetleri tadabilecekler. Mesela; salata sosu niyetine kullandığımız nar ekşisi için her sene 2-3 ton nar sıkıp, kazanlarda pişiriyoruz. Kendi yaptırdığımız özel taş fırında lezzetli güveç ve pideler pişiriyoruz.

Kısacası zengin kahvaltı seçenekleri, yöresel yemek türleri, ızgara, pide ve ev yemekleri için Berberoğlu Restoran’ı tercih edebilirler. Grup ve toplu yemekler için Sınat Restoran Parkla hizmet veriyoruz. Bir de Bağ Evimiz var.

“Çalışanlarımızın hepsi de bölgenin insanı.”
- İşletmenizde kaç kişi çalışıyor?
Babam, annem, kardeşim, eşi, ben ve eşim hepimiz Ormana Active’in bir parçasını idare ediyoruz. Çalışanlarımızın hepsi de bölgenin insanı. Başlarda burada bölge insanını çalıştırmak kolay olmadı. Halihazırda 15 sabit çalışanımız var. Festival zamanlarında bu sayı 50 kişiyi buluyor. Bir de endirekt istihdam var. Bakkalı-manavı, köyün yarısı bizim bu projeden geçimini sağlıyor.
Konakların ve evlerin restoranında çalıştırmak için marangoz ve taş ustasına ihtiyaç vardı. İlk başladığımızda zar zor 1 marangoz, 2 taş ustası bulabilmiştik. Marangoz sayısı 3, taş ustası da 10 oldu. Çünkü bizim dışımızda da restorasyon yaptırmak isteyenler oldu.
Köyde 400 kişi yaşıyordu, şimdi 500 kişi yaşıyor.
- Gelecek hedefleriniz neler?
Vakti zamanında kente göçenler arabalarıyla köye geldiklerinde, araba geçsin diye çarşı içindeki evleri yıkmışlar. Şu anda ÇEKÜL Vakfı’nın da desteğiyle çarşıyı eski haline döndürmeye çalışıyoruz. Hazırladığımız proje kuruldan geçti. Şu anda valilik de bütçesini çıkardı. Şimdi 2,5 milyonluk bir bütçeyle çarşıyı eski haline kavuşturacağız.

- Ormana Köyü’ne gelecek ziyaretçileri neler bekliyor?
Ormana, Antalya koruma kurulu tarafından takip edilen düğmeli evleri ile ünlenmiş sit alanı olan bir köydür. Dünyanın üçüncü, Türkiye’nin birinci yeraltı su mağarası olan Altınbeşik Mağarası buraya komşu Ürünlü köyü sınırları içinde yer alıyor. Yılkı Atları’na ev sahipliği yapan, tarihi ipek yolu güzergahı olan 90 bin dönümlük Eynif Ovası, Tol Kervansaray Hanı’nın da bulunduğu yerdir. Tarihi, Romalılara kadar uzanan Ormana’nın etrafında Erymna Antik kentinin kalıntıları da görülebilir.
Hem dağ rotaları, hem de antik kervansaray yürüyüş yolları gezginlerin ilgisini çekecektir. Ormana Köyü’nü bu rotalar üzerinden gezmek isteyenler, seyahat acentamız olan Ormana Travel’dan destek alabilirler.
Festival meraklıları ise tatillerini yaklaşık 5 yıldır ev sahipliğini yaptığımız Artoros Sanat Çalıştayı’na denk getirebilir. Eylül ayındaki çalıştaydan çıkan işleri de Ormana Active’in tüm mekanlarında sergiliyoruz.
Ayrıca Kardelen ve Üzüm festivallerinde de hem Ormana Köyü hem de Ürünlü köylerine ilgi yoğun oluyor. Bu dönemlerde Ormana Active restoran ve konaklama hizmeti konusunda tam kapasite hizmet veriyor. Genelde festivallerin üst düzey konuklarını burada ağırlıyoruz.
Yıllar içinde bizim de yaptığımız özel tur ve tanıtım çalışmaları sayesinde Ormana Köyü ve çevresi, fotoğraf meraklılarının da vazgeçemeyecekleri bir nokta haline geldi diyebiliriz.
